AHIR DOLUSU ÖKÜZ

 

Nasreddin Hoca'yı bir köyde imamlık yapmak üzere, iki öküz bedel karşılığında razı etmişler.

 

"Bize vakit namazlarını, teravihleri kıldır. Vaaz et” demişler. Hoca kabul etmiş.

 

Ramazan ayı boyunca teravihlerden evvel dersler vermiş. Vaazlar vermiş. Sohbetler etmiş. Cemaate bir şeyler verebilmek için çırpınmış durmuş. Kurban bayramı namazını kıldırmış. Kendi köyüne dönmek üzere cemaatle vedalaşırken, onların hallerine dikkatle bakmış.

 

Görmüş ki "eski tas, eski hamam". İlerleme nerdeyse hiç yok. Hatta pazarlıklarındaki iki öküz yerine Hoca'ya (bilgi yelpazesi.net) sadece bir öküz vermişler.

 

Hoca evine dönmüş. Ahırda yeni öküzünü bağlayacak yeri hazırlıyorken, bir komşusu Hoca'ya hoş geldine gelmiş.

 

-"Hoş geldin Hocam. Oralarda neler yaptın, öküzü nerden buldun” deyince;

 

-"Orası bir hazine. Orada eski zamanlardan, tarihi çağlardan kalma koca bir ahır dolusu öküz var. Bunu orada buldum” der Hoca.