YUMURTADAN CİVCİV ÇIKARMAK

Yoksul bir köylü, gecelediği handa dört yumurta yemiş. Hancı, bu dört haşlanmış yumurta için iki yüz akçe istemiş.

— Dört yumurtanın iki yüz akçe ettiği nerede görülmüş, nerede duyulmuş? diye karşı çıkmış. Ödemem bu parayı! .

Hancı demiş ki:

— Dört yumurtadan dört civciv çıkacaktı. Büyüyüp tavuk olacaklardı, onlardan da çok yumurta alacaktım. O yumurtalardan da civcivler, tavuklar yetişecekti... Bir kümes dolusu tavuğum olacaktı. Onun için, istediğim para çok değil!

Sonunda yolcu ile hancı mahkemelik olmuşlar. Kadı, yiyici bir adammış. Köylü bakmış ki kadı rüşvet alacak, davayı hancıya kazandıracak...

— Ben cahil bir adamım, demiş. Mahkemede nasıl konuşulacağını bilmem. Nasreddin Hoca’yı kendime vekil yaptım. Benim yerime o konuşsun.

Kadı, mahkeme kollukçusunu yollayıp Nasrettin Hoca’yı çağırtmış.

Nasrettin Hoca adama:

— Sen git, demiş, şimdi geliyorum.

Uzunca bir süre sonra gelmiş. Kadı:

— Niye geç kaldın Hoca? demiş. Mahkeme bu kadar bekletilir mi?

— Kadı efendi, kusuruma bakmayın, demiş Nasrettin Hoca. Geçen yıldan kalma bulgurları bahçeye ekiyordum da...

Kadı gülmüş:

— Kaynamış buğdaydan yapılma bulguru ekip de ürün elde edeceksin, öyle mi?

— Ee, demiş Hoca, kaynamış yumurtadan civciv çıkarsa, bulgurdan niye ürün elde edilmesin?