BEŞ AKÇE İÇİNMİ

Hoca’nın bakkala elli üç akçe borcu varmış. Hoca bir gün, birkaç eşi-dostuyla çarşıdan geçerken bakkal onu görüp dükkândan fırlamış.

 

Hoca’nın karşısına geçip eliyle para işareti yapmaya başlamış, “borcunu vermezsen seni tanıdıklarının yanında rezil ederim” demek istemiş. Hoca, görmezlikten gelerek başını başka tarafa döndürmüş. Bakkal o tarafa geçmiş, yine aynı işareti yapmış.

 

Bakkalın, bu hareketi devamlı yapması, Hoca’yı fena halde sinirlendirmiş, dostları da işi anlamışlar.

 

Artık sabrı tükenen Hoca, “gel buraya” diye hiddetle bakkalı çağırmış; “bana bak” demiş, “benim sana ne kadar (bilgi yelpazesi.net) borcum var?” Bakkal, “elli üç akçe” demiş. Hoca, “peki” demiş, “yarın gel yirmi sekiz akçesini al, öbür gün gel, yirmisini daha vereyim; etti mi kırk sekiz, geriye ne kalır? Topu topu beş akçe.

 

Be hey zalim adam, beş akçeceğiz için beni çarşıda, ele güne karşı rezil etmekten utanmaz mısın?”