KOMPOZİT NEDİR.............? ALÜMİNYUM DOĞRAMA UYGULAMALARI NASIL OLMALIDIR...........................?

 

 ALÜMİNYUM

  NEDİR..?

 

Alüminyum (veya aluminyum, Simgesi Al).

Gümüş renkte sünek bir metaldir.

Atom numarası 13 tür.

Doğada genellikle boksit cevheri halinde bulunur ve oksidasyona karşı üstün direnci ile tanınır. Bu direncin temelinde pasivasyon özelliği yatar. Endüstrinin pek çok kolunda milyonlarca farklı ürünün yapımında kullanılmakta olup dünya ekonomisi içinde çok önemli bir yeri vardır. Alüminyumdan üretilmiş yapısal bileşenler uzay ve havacılık sanayii için vazgeçilmezdir. Hafiflik ve yüksek dayanım özellikleri gerektiren taşımacılık ve inşaat sanayiinde geniş kullanım alanı bulur. 

 

 

Alüminyum,yumuşak ve hafif bir metal olup mat gümüşümsü renktedir. Bu renk, havaya maruz kaldığında üzerinde oluşan ince oksit tabakasından ileri gelir. Alüminyum, zehirleyici ve manyetik değildir. Kıvılcım çıkarmaz. Saf alüminyumun çekme dayanımı yaklaşık 49 Mega Paskal (MPa) iken alaşımlandırıldığında bu değer 700 MPa'a çıkar. Yoğunluğu, çeliğin veya bakırın yaklaşık üçte biri kadardır. Kolaylıkla dövülebilir, makinede işlenebilir ve dökülebilir. Çok üstün korozyon özelliklerine sahip olması, üzerinde oluşan oksit tabakasının koruyucu olmasındandır. Elektrik iletkenliği %64,94 IACS dir (saf Al, 2 °C'de).

 Özellikleri

Tarihçe

Londra'da bulunan ve Eros adıyla bilinen bu heykel, 1893'te yapılmış olup alüminyumdan üretilmiş ilk heykellerden biridir.

Eski Yunanlılar ve Romalılar, alüminyum(æljʊˈmɪniəm)un tuzlarını, boyaların renklerini sabitleştirmede ve kan durdurucu olarak kullanmışlardır. Alum günümüz tıbbında hala kan durdurucu ve damar büzücü olarak kullanılmaktadır.

Friedrich Wöhler'in, alüminyumu, 1827'de, susuz alüminyum klorürü potasyum ile karıştırarak ayrıştıran ilk kişi olduğu bilinirse de metal, o tarihten iki sene kadar önce, Danimarkalı bir fizikçi ve kimyacı olan Hans Christian Øersted tarafından saf olmayan bir formda üretilmiştir. Dolayısıyla almanaklarda ve kimya literatüründe Øersted'in adı alüminyumu bulan kişi olarak geçer

[1]. Fransız Henri Saint-Claire Deville, 1846'da, Wöhler'in metodunu, daha pahalı olan potasyum yerine sodyum kullanarak geliştirmiştir.

Amerikalı Charles Martin Hall 1886'da, alüminyumun elektrolitik bir işlemle eldesine ilişkin bir patent başvurusunda (patent no: 400655) bulunmuş, aynı yıl, Hall'un bu buluşundan tamamen habersiz olmak üzere Fransız Paul Héroult da aynı tekniği Avrupa'da geliştirmiştir. Bu nedenle iki bilim adamının adı verilen Hall-Heroult işlemi, günümüzde alüminyumun cevherinden eldesinde bütün dünyada kullanılan temel yöntemdir.


ABD'deki Washington anıtının zirvesinin yapımında alüminyum kullanılması kararlaştırılmış ve o tarihte alüminyumun yaklaşık 30 gramının maliyeti bu projede çalışan bir işçinin yevmiyesinin iki katına eşdeğer olmuştur

[2].Adolf Hitler'in yönetime gelişinden hemen sonraki yıllarda Almanya, alüminyum üretiminde dünya lideri olmuştur. Ancak 1942'de, ABD'de yeni hidroelektrik santral projelerinin (örneğin, Grand Coulee Barajı) devreye alınması, ABD'ye Nazi Almanya'sının başedemeyeceği bir üstünlük vermiştir. Bu üstünlük, dört yıl içinde 60 bin savaş uçağı yapmaya yetecek kadar alüminyum üretimi şeklinde ortaya çıkmıştır

[3].Doğada bulunuşu (Al) Alüminyum çubuğunun kazınmış yüzeyi.

Yerkabuğunda bol miktarda (%7,5 - 8,1) bulunmasına rağmen serbest halde çok nadir bulunur ve bu nedenle bir zamanlar altından bile daha kıymetli görülmüştür. Alüminyumun ticari olarak üretiminin tarihi 100 yıldan biraz fazladır.

Alüminyum ilk keşfedildiği yıllarda cevherinden ayrıştırılması çok zor olan bir metal idi. Alüminyum rafine edilmesi en zor metallerden biridir. Bunun nedeni, çok hızlı oksitlenmesi, oluşan bu oksit tabakasının çok kararlı oluşu ve demirdeki pasın aksine yüzeyden sıyrılmayışıdır.

Alüminyumun hurdalardan geri kazanımı, günümüz alüminyum endüstrisinin önemli bir bileşeni haline gelmiştir. Geri kazanım işlemi, metalin basitçe tekrar ergitilmesi esasına dayanır, ki bu yöntem metalin cevherinden üretimine nazaran çok daha ekonomiktir. Alüminyum rafinasyonu çok yüksek miktarlarda elektrik enerjisi gerektirir, buna karşılık geri kazanım işlemi, üretiminde kulanılan enerjinin %5'ini harcar. Geri kazanım işlemi 1900'lü yılların başlarından beri uygulanmakta olup yeni değildir. 1960'lı yılların sonlarına kadar düşük profilli bir faaliyet olarak devam eden geri kazanım olgusu, bu tarihte içecek kutularının alüminyumdan yapılmaya başlanması ile gündeme daha yoğun şekilde gelmiştir. Diğer geri döndürülen alüminyum kaynakları arasında otomobil parçaları, pencere ve kapılar, cihazlar, ve konteynerler sayılabilir.

Alüminyum reaktif bir metal olup cevherinden (alüminyum oksit, Al2O3) kazanımı çok zordur. Örneğin, karbonla doğrudan redüksiyonu, alüminyum oksitin ergime sıcaklığı yaklaşık 2000 °C olduğundan ekonomik olmaktan uzaktır. Dolayısıyla, alüminyum elektroliz yöntemiyle kazanılır. Bu yöntemde alüminyum oksit, ergimiş kriyolit içinde çözündürülür ve daha sonra saf metale redüklenir. Bu yöntemde redüksiyon hücrelerinin çalışma sıcaklığı 950-980 °C civarındadır. Kriyolit, Grönland adasında bulunan doğal bir mineraldir fakat alüminyum üretimi için sentetik olarak yapılır. Kriyolit, alüminyum ve sodyumun florürlerinin bir karışımı olup formülü Na3AlF6 şeklindedir. Alüminyum oksit (beyaz toz), yaklaşık %30-40 demir içerdiği için kırmızı renkli olan boksitin rafinasyonu ile üretilir. Bu işlemin adı Bayer işlemidir ve daha önceleri kullanılmakta olan Deville işleminin yerini almıştır.

Wöhler işleminin yerini alan elektroliz yönteminde her iki elektrot da karbondan yapılmıştır. Cevher bir kez ergimiş hale geldikten sonra iyonlar serbestçe dolaşmaya başlarlar. Negatif elektrotta (katot) gerçekleşen reaksiyon:

Al3+ + 3e- → Al

olup alüminyum iyonunun elektron alarak redüklendiğini gösterir. Alüminyum metali daha sonra hücrenin tabanına sıvı halde çöker ve buradan sifonlanarak dışarı alınır.

Öte yandan, pozitif elektrotta (anot) oksijen gazı oluşur:

2O2- → O2 + 4e-

Anot karbonu bu oksijen ile oksitlenerek tükenir ve dolayısıyla düzenli aralıklarla yenilenmesi gerekir:

O2 + C → CO2

Katotlar elektroliz işlemi sırasında, anotların tersine, tükenmezler çünkü katotta oksijen çıkışı olmaz. Katodun karbonu, hücre içinde sıvı alüminyum ile örtülmüş olduğu için korunmalıdır. Öte yandan katotlar, elektrokimyasal işlemler gereği erozyona uğrarlar. Elektrolizde uygulanan akıma bağlı olarak, hücelerin 5-10 yılda bir tümüyle yenilenmesi gerekir.

Hall-Héroult işlemiyle alüminyum elektrolizi çok fazla elektrik enerjisi tüketirse de, alternatif yöntemler gerek ekonomik gerekse ekolojik olarak uygulanabilirlikten uzaktırlar. Dünya genelinde, ortalama spesifik enerji tüketimi, kg Al başına yaklaşık 15±0.5 kilowatt saat dir (52-56 MJ/kg). Modern tesislerde bu rakam yaklaşık 12.8 kW·h/kg (46.1 MJ/kg) civarındadır. Redüksiyon hattının taşıdığı elektrik akımı, eski teknolojilerde 100-200 kA iken bu değer, modern tesislerde 350 kA'e kadar çıkmış olup 500 kA'lik hücrelerde deneme çalışmaları yapıldığı bilinmektedir.

Alüminyum üretim maliyetinin %20-40'ını, tesisin bulunduğu yere göre değişmek üzere, elektrik enerjisi oluşturmaktadır. Bu nedenle alüminyum üreticisi işletmeler, Güney Afrika, Yeni Zelanda'nın Güney Adası, Avustralya, Çin, Orta Doğu, Rusya, İzlanda, Kanada'da Quebec gibi elektrik enerjisinin bol ve ucuz olduğu bölgelere yakın olmak eğilimindedirler.

Çin 2004 itibarıyla, alüminyum üretiminde dünya lideridir.[4]

Güvenlik önlemleri [değiştir]

Alüminyumun canlı hücreler üzerinde yararlı bir işleve sahip olduğu gözlemlenmemiştir. Bazı kişilerde, alüminyumun herhangi bir formundan kaynaklanabilen temas dermatiti (deri iltihabı), stiptik (kan durdurucu) veya ter önleyici ürünler kullanımıyla birlikte ortaya çıkan kaşıntılı kızarıklık, alüminyum tencerelerde pişen yemeklerin yenmesiyle ortaya çıkan sindirim bozuklukları ve besinlerin emiliminin durması, ve Rolaids, Amphojel, ve Maalox gibi antasit (asit giderici) ilaçların kullanımıyla ortaya çıkan kusma vb. gibi zehirlenme belirtileri şeklinde alerjik reaksiyonlar yaratabilir. Diğer kişilerde alüminyum, ağır metaller kadar zehirli olmasa da ve alüminyumdan yapılmış mutfak gereçleri kullanımının (yüksek korozyon direnci ve iyi ısı iletkenliği nedeniyle tercih edilir), genelde alüminyum zehirlenmesine yol açtığı kanıtlanmamış olsa da, yüksek dozlarda alındığında zehirlenme belirtileri gösterebilir. Alüminyum bileşikleri içeren antasitlerin aşırı dozda tüketimi ve alüminyum içeren ter önleyicilerin aşırı miktarda kullanımı zehirlenme nedeni olabilir. Alüminyumun Alzheimer hastalığına yol açtığı iddia edilmişse de o araştırma, tam tersine, Alzeimer hastalığının neden olduğu tahribatın, vücutta alüminyum birikimine yol açtığı şeklinde çürütülmüştür. Özetle, eğer alüminyum zehirlenmesi varsa bunun oldukça spesifik bir mekanizma ile gerçekleşmesi gerekir. Zira insanın yaşamı boyunca, toprakta doğal kil mineralinin içindeki alüminyum ile olan teması zaten yeterince yüksektir.

Alüminyumun, onun hızla korozyona uğramasına neden olan bazı kimyasallarla temas etmesinden kaçınmak gerekir. Örneğin, bir parça alüminyumun yüzeyine damlatılan çok küçük bir miktar civa, koruyucu alüminyum oksit tabakasını kolayca deler ve birkaç saat içinde devasa yapı kirişleri bile önemli derecede zayıflayabilir. Bu nedenle, pek çok havayolu şirketi, uçakların yapısal iskeletinde alüminyum önemli bir yer tuttuğu için civalı termometrelere izin vermemektedir.

Kimyası [değiştir]

Oksidasyon kademesi 1 [değiştir]

  • Alüminyum hidrojen atmosferi altında 1500 °C ye ısıtıldığında AlH üretilir.
  • Alüminyumun normal oksidi (Al2O3) silisyum ile 1800 °C de vakum altında ısıtıldığında Al2O üretilir.
  • Al2S3 ün alüminyum talaşları ile 1300 °C de vakum altında ısıtılması ile Al2S üretilir. Ancak hızlıca başlangıç maddelerine ayrışır. İki değerlikli selenyum da benzer şekilde yapılır.
  • Üç değerlikli halojenürleri, alüminyum ile ısıtıldıklarında -AlF- -AlCl- ve -AlBr- gaz fazında elde edilebilir.

Oksidasyon kademesi 2 [değiştir]

  • Alüminyum tozu oksijenle yandığında alüminyum alt-oksidinin (AlO) varlığı gösterilebilir.

Oksidasyon kademesi 3 [değiştir]

  • Fajans kuralı, basit bir üç değerlikli katyonun (Al3+) susuz tuzlarda veya Al2O3 gibi ikili bileşiklerde bulunamayacağını gösterir. Hidroksit zayıf bir bazdır ve karbonat gibi zayıf baz olan aluminyum tuzları hazırlanamaz. Nitrat gibi kuvvetli asit tuzları kararlı ve suda çözünürdürler. En az altı moleküllü hidratlar oluştururlar.
  • Alüminyum hidrür (AlH3)n, trimetil-alüminyum ve aşırı oksijen kullanarak üretilebilir. Havada patlayarak yanar. Alüminyum klorürün eter çözeltisi içinde lityum hidrürle muamelesi sonucu da üretilebilir. Ancak çözücüden ayrıştırılamaz.
  • Alüminyum karbür (Al4C3) elementlerin oluşturduğu karışımın 1000 °C nin üzerine ısıtılması ile üretilebilir. Açık sarı renkli kristallerinin kompleks bir kafes yapısı vardır ve su veya seyreltik asitle metan gazı verirler. Asetilit (Al2(C2)3), ısıtılmış alüminyum üzerinden asetilen geçirmek suretiyle üretilir.
  • Alüminyum nitrür (AlN), elementlerinden 800 °C de üretilebilir. Su ile hidrolize olarak amonyak ve alüminyum hidroksit verir.
  • Alüminyum fosfit (AlP), benzer şekilde yapılır ve fosfin vererek hidrolize olur.
  • Alüminyum oksit (Al2O3), doğada korundum olarak bulunur ve alüminyumun oksijenle yakılması veya hidroksit, nitrat veya sülfatının ısıtılmasıyla elde edilir. Kıymetli taş olarak sertliği elmas, bor nitrür ve karborundum'dan sonra gelir. Suda hemen hemen hiç çözünmez.
  • Alüminyum hidroksit, bir alüminyum tuzunun sulu çözeltisine amonyak ilavesi yoluyla jelatinimsi bir çökelek şeklinde elde edilebilir. Amfoteriktir; hem çok zayıf bir asit olup hem de alkalilerle alüminatlar yapar. Değişik kristal formlarında bulunur.
  • Alüminyum sülfür (Al2S3), alüminyum tozu üzerinden hidrojen sülfür geçirerek üretilebilir. Polimorfiktir.
  • Alüminyum florür (AlF3), hidroksitinin HF ile muamelesi sonucu veya elementlerinden üretilir. 1291 °C de ergimeksizin gaz fazına geçen dev bir molekül yapısına sahiptir. Çok inerttir. Diğer üç değerliürleri dimerik ve köprü benzeri yapıdadırlar.
  • Ampirik formülü AlR3 olan organo-metalik bileşikleri vardır ve dev yapılı moleküller değilse de en azından dimerik veya trimeriktirler. Organik sentez alanında (örneğin, trimetil alüminyum) kullanılırlar.
  • Alümino-hidrürler bilinen en elektro-pozitif yapılardır. İçlerinde en kullanışlı olan lityum alüminyum hidrür'dür (Li[AlH4]). Isıtıldığında lityum hidrür, alüminyum ve hidrojene parçalanır ve su ile hidrolize olur. Organik kimyada pek çok kullanım alanı vardır. Alümino-halojenürler de benzer yapıya sahiptirler.

Kullanım alanları [değiştir]

Alüminyum kolay soğuyup ısıyı emen bir metal olması nedeniyle soğutma sanayinde geniş bir yer bulur. Bakırdan daha ucuz olması ve daha çok bulunması, işlenmesinin kolay olması ve yumuşak olması nedeniyle bir çok sektörde kullanılan bir metaldir.

Alüminyum genel manada soğutucu yapımında, spot ışıklarda, mutfak gereçleri yapımında, hafiflik esas olan araçların yapımında (uçak, bisiklet otomobil motorları, motorsikletler v.b)kullanılır. Bunun yanında sanayide önemli bir madde olan alüminyum günlük hayatta her zaman karşımıza çıkan bir metaldir

Adı üzerine [değiştir]

İngilizce konuşulan ülkelerde, adının hem aluminium hem de aluminum şeklinde yazılması ve uygun tarzda okunması yaygındır. ABD'de aluminium pek bilinmemekte ve daha çok aluminum kullanılmaktadır. ABD'nin dışındaki diğer ülkelerde ise durum tam tersine olup aluminium şeklinde yazılış tarzı daha iyi bilinmektedir. Ancak Kanada'da her iki yazılış tarzı da yaygındır.

İngilizcenin hakimiyeti dışındaki ülkelerde ise "ium" şeklindeki yazılış daha yaygındır. Hem Almanca hem de Fransızcada sözcük aluminium şeklindedir.

"International Union of Pure and Applied Chemistry" (IUPAC) organizasyonu 1990 da aluminium kullanımını, dünya standardı olarak onaylamıştır. Ancak üç yıl sonra aluminum sözcüğünü de kabul edilebilir bir terim olarak tasdik etmiştir

NEDEN  ALÜMİNYUM ?

 ALİMİNYUM UZUN ÖMÜRLÜDÜR

Bugün için tarihten gelen AHŞAP, topraktan gelen ALÜMİNYUM, ptrolden gelen PLASTİK farklı özellikleri ile doğrama ürünlerinin belli başlı elemanlarıdır. Çok yağışlı ortamlar için ahşap, çok güneşli ve gece-gündüz ile mevsimler arası sıcaklık farklarının fazla olduğu bölgeler için ise plastik uygun malzemeler değildir.

Buna karşılık her iklim koşulunda doğa şartlarına en dayanıklı malzeme ALÜMİNYUM'dur.

Ayrıca ahşap ve plastik doğramalar çok sınırlı ebatlarda yapılabilirken Alüminyumu her ebatta uygulayabilme imkanı vardır. Bu özellikleri ALÜMİNYUM'u doğrama malzemeleri içinde en uzun ömürlü kılmaktadır.

 

 

DOĞRAMA SİSTEMLERİNE GÖRE DOĞRAMA MALZEMELERİ MUKAYESESİ
 
AHŞAP
ISI YALITIMLI ALÜMİNYUM
PROFİL DEMİR
BÜKME SAC
PVC
KONUT PENCERELERİ
●●●
●●●●
●●●
●●●●
ASMA CEPHELER
 
●●●●
●●●
●●
 
DÜKKAN VİTRİNLERİ
●●
●●●●
●●●
●●

 

 

 

 

 

 

 

PERFORMANSLARINA GÖRE DOĞRAMA MALZEMELERİ MUKAYESESİ
 
AHŞAP
ISI YALITIMLI ALÜMİNYUM
PROFİL DEMİR
BÜKME SAC
PVC
HAVA GEÇİRMEZLİK KONTROL İMKANI
●●
●●●●
●●
●●●●
SU GEÇİRMEZLİK KONTROL İMKANI
●○
●●●●
●●
●●●●
ISI YALITIM İMKANI
●●●
●●●●
●●
●●●●
SES YALITIM İMKANI
●●
●●●●
●●●●
GÜNEŞ IŞINLARINA DAYANIKLILIK
●●●●
●●●●
●●●●
●●●●
SICAK VE KURAK İKLİME DAYANIKLILIK
●●●●
●●●●
●●●●
●●●●
SOĞUK VE YAĞIŞLI İKLİME DAYANIKLILIK
●●
●●●●
●●
●●●
BAKIMSIZ KULLANIMA DAYANIMI
●●●●
●●
FİİLEN TECRÜBE EDİLMİŞ ÖMÜR
●●●
●●●●
●●

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DOĞRAMA İMKAN BAKIMINDAN DOĞRAMA MALZEMELERİ MUKAYESESİ
 
AHŞAP
ISI YALITIMLI ALÜMİNYUM
PROFİL DEMİR
BÜKME SAC
PVC
MİMARİ ÇEŞİTLİLİK VE İMKAN
●●●
●●●●
●●
RENK ÇEŞİTLİLİĞİ İMKAN
●●●●
●●●●
●●●●
●●●●
BÜYÜK AÇIKLIK GEÇME İMKANI
●●
●●●●
●●●●
●●
ÖZEL DETAY OLUŞTURMA İMKANI
●●●
●●●●
●●

 

 

 

 

 

 

 

 

ALÜMİNYUM ÇEVRECİDİR

Son yıllarda dünyaya paralel olarak ülkemizde de gelişen çevre bilinci içinde doğrama imalatında kullanılan kimyasal ürünlerin gerek elde edilmeleri gerekse yok edilmeleri aşamasında oluşturdukları çevre kirlenmesi önem kazanmıştır. ALÜMİNYUM, dünyada temiz maden olarak en çok bulunan boksitten yine temiz bir enerji olan elektroliz yöntemiyle elde edildiğinden ve hurdası da tekrar ALÜMİNYUM elde ediliminde defalarca kullanabildiğinden çevrecilik açısından idealdir.

Başka bir açıdan bakıldığında, kullanılabildiği heryerde estetik açıdan ço güzel olan ahşabın doğrama malzemesi olarak kullanılması azalan dünya varlıklarının ziyan edilmesi bakımından da sakıncalıdır.

Bu nedenle de ALÜMİNYUM tercih sebebi olmalıdır.

ALÜMİNYUM ISI YALITIMLIDIR

Gün geçtikçe azalan dünya enerji kaynaklarının kullanımında ısıtma ve bunun ekonomik kullanımı büyük önem taşımaktadır.

Sabit pencerelerde dahi cam ve çerçeve kenarlarından kaçan hava ihmal edilemeyecek ölçüdedir. Kaldı ki hareketli kanatlar arasındaki kaçak çok daha fazladır. Ayrıca bu hava kaçakları bina yüksekliğine göre değişir. Çünkü yüksekte rüzgar basıncı artacağından kaçaklar fazlalaşır. Koşulların çok değişik olması, doğrama sisteminde uygulanacak olan yalıtım tekniğinde birçok detayın dikkate alınmasını gerektirir. Ahşap, plastik ve yalıtımlı ALÜMİNYUM ısı yalıtım değerleri birbirlerinden çok farklı olmamalarına rağmen ALÜMİNYUM'un sınırsız profillendirme olanağına sahip olması çok karmaşık yalıtım detaylarını n sağlıklı ve ekonomik uygulanmasına imkan tanımaktadır.

Bu özelliği ALÜMİNYUM'u alternatifleri arasında avantajlı kılmaktadır.

ALÜMİNYUM DEKORATİFLER

ALÜMİNYUM, kullanıldığı mekanda bulunan hertürlü cisim ile uyum sağlayabilecek en fazla seçeneği verebilen bir metaldir. bunun iki temel sebebi vardır.

* Teknolojik açıdan sonsuz sayıda profil üretimi mümkündür.

* Metalik veya lake görünümü verecek şekilde renklendirme imkanı vardır. Metalik görünüm eloksal tekniği ile ayna parlaklığından kahverengi, siyah, mavi, sarı tonları ve naturel gümüş renginde verebilir. Lake görünüm ise elektrostatik toz boyama tekniği ile 100'ü aşkın renk seçeneğinde verebilir.

Özetle; FİYAT + PERFORMANS + ÖMÜR bileşiminde ALÜMİNYUM RAKİPSİZDİR...

 


Paslanmaz, sararmaz, dayanıklıdır.

Işığı mükemmel yansıtır.

Çelik, bakır ve pirinçten 3 kat daha hafiftir.

Alaşımları çelikten bile daha dayanıklıdır.

Aynı kalitede yüksek miktarda üretilebilir.

Estetik olup her renge boyanabilir.

Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır.

Yangın esnasında kıvılcım ve zehirli gaz çıkarmaz.

Tamamı ile geri dönüşüm özelliği vardır.

Hassas töleransa sahip ürünler üretilebilir.


ALÜMİNYUM DEKORATİFTİR

Alüminyum kullanıldığı mekanda bulunan her türlü cisimile uyum sağlayabilecek en fazla sayıda seçeneği verebilen bir metaldir. Bunun iki temel sebebi vardır:
1. Teknolojik açıdan sınırsız sayıda ve şekilde profil yapılması, yani tasarım esnekliği ve kolaylığı vermesi,
2. Metalik veya lake görünümü verecek şekilde renklendirilebilmesi.

Metalik görünüm, eloksal tekniği ile ayna parlaklığından kahverengi, siyah, mavi, sarı renk tonlarında ve naturel gümüş renginde verilebilir. Lake görünüm ise elektrostatik toz boyama tekniği ile 100‘ü aşkın renk seçeneğine imkan verir.


ALÜMİNYUM ENERJİ TASARRUFU SAĞLAR

Giderek azalan dünya enerji kaynaklarının kullanımında ısıtma ve ısının ekonomik kullanımı önem kazanmıştır. Binalarda ısı yalıtımlı alüminyum doğramalar kullanılarak ısıtılan mahallerden dışarıya ısı kaçması azaltılmaktadır. Ayrıca ısı yalıtımlı doğramaların iç yüzeyleri ısı yalıtımı sayesinde soğumadığından iç mekandaki su buharının yoğuşması, yani terleme olmaz. Sabit pencerelerde dahi cam ve çerçeve arasından sızan hava ihmal edilemeyecek miktardadır. Ayrıca bu sızıntı bina yükseldikçe artar. Koşulların çok değişik olması doğramalarda uygulanacak yalıtım tekniğinde birçok detayın incelenmesini gerektirir. Ahşap, plastik ve yalıtımlı alüminyumun ısı yalıtım değerleri birbirinden çok farklı olmamasına rağmen, alüminyumun sınırsız şekillendirme ve tasarım olanağı, çok karmaşık yalıtım detaylarının ekonomik çözümünü sağlar.


ALÜMİNYUM UZUN ÖMÜRLÜDÜR

Geleneksel AHŞAP, petrol bazlı ürün olan PVC, bir metalürji ürünü olan ve çağın metali ismini alan ALÜMINYUM bugün bina doğramalarının başlıca malzemeleridirler. Ahşap, bakım gerektirmesi, zamanla çürümesi ve kullanılmasının çok kıymetli varlıklar olan ormanları tüketmesi, PVC ise çevreye ve insan sağlığına zararlı kimyasal maddeler içermesi, güneş ışınlarına karşı Dayanıksızlığı sebepleriyle kullanım yerlerinde sorunlara ve ekonomik kayıplara yol açmaktadırlar. Buna karşın her iklim koşulunda kullanılabilen ve basit temizlikten başka bakım gerektirmeyen, diğerlerine kıyasla çok dayanıklı ve uzun ömürlü olan ALÜMINYUM, doğramalar için ideal malzemedir. Ayrıca ahşap ve PVC doğramaların sınırlı boyutlarda yapılabilmesi ve yüksek binalara uygulanamamaları kullanım alanlarını kısıtlamakta buna karşın alüminyum doğramaların her boyutta yapılabilmesi ve yüksek binalarda uygulanması üstünlük sağlamaktadır.


ALÜMİNYUM ÇEVRECİDİR

Son yıllarda dünyada gelişen çevre bilinci ülkemizde de öne çıkmaya ve özellikle endüstriyel faaliyetler, çevreye zararları ve yararları açısından sorgulanmaya başlamıştır. Bu bağlamda çeşitli ürünlerin üretimleri sırasında ve ömürleri sonunda hurda/atık hale geldiklerinde oluşturabilecekleri çevre kirlenmesi önem kazanmıştır. Bu açıdan değerlendirildiğinde alüminyum ürünlerin gerek üretilirken, gerekse kullanıldıkları yerlerde çevre kirlenmesine kaynak olmazlar. Ahşabın ve bilhassa plastiğin aksine güneş ışınları ve yangın gibi olaylardan etkilenerek zararlı gazlar ve kirletici atıklar oluşturmazlar. Hurdaları yeniden değerlendirilerek yeni ürünlere dönüştürülebilir ve doğaya atılmazlar. Ayrıca binalarda ahşap doğramaların yerini alarak ahşap kullanımını azaltması ve dolayısıyla kıymetli orman varlıklarının korunmasını sağladığı da bilinmektedir. Sağlam, temiz, sağlıklı, yanmayan, bozulmayan, her iklim koşulunda kullanılabilen, uzun ömürlü ve estetik ürünler yapılabilen alüminyumun çevreci bir malzeme olması da daima tercih edilmesini ve çağın metali vasfını kazanmasını sağlamıştır.


Alüminyumu diğer metallere göre birçok alanda avantajlı kılan en önemli ana özelliklerini;

1. Hafifliği,
2. Hafifliğine Karşın Alaşımlandırıldığında Yeterli Mukavemeti,
3. Tekrar Defalarca Kullanılabilirliği,
4. Yüksek Korozyon Direnci,
5. Çekilebilirliği,
6. Şekillendirilebilirliği,
7. Dövülebilirliği,
8. İşlenebilirliği,
9. Yüksek Isı ve Elektriksel İletkenliği,
10. Işık ve Isı Yansıtıcılığı olarak sıralayabiliriz.

Demirden üç kat daha hafif olan alüminyum alaşımlandırılmak suretiyle demire yakın mukavemette bir malzemeye dönüşebilmektedir. Böylece, örneğin alüminyumun otomotiv sanayinde kullanımı, aracın ağırlığını azaltarak yakıt tüketimini düşürmekte, buna karşılık yük kapasitesini arttırmaktadır.

Alüminyum normal atmosfer koşullarında oksijen ile reaksiyona girerek kendi yüzeyinde doğal bir koruyucu film tabakası oluşturur. Ortalama 635×10-9 cm kalınlığında olan bu alümina tabakası alüminyumu korozyondan korur. Anotlama, boyama, laklama alüminyumun korozif etkilere karşı koruyucu özelliğini artıran diğer uygulamalardır.

Mükemmel elektrik iletkenliği nedeniyle alüminyum, elektrik enerjisi iletim ve dağıtımının başlıca elemanları olan yalıtılmış hava hattı ve yeraltı güç kabloları ve ek malzemelerde, yakın zamana kadar bu alanlarda kullanılan bakır’ın yerini almıştır.

Alüminyumun önemli diğer bir özelliği mükemmel bir ısı ve ışık yansıtıcısı olmasıdır. Bu özelliği sayesinde aydınlatma aksamlarında ve ısı yataklarında yaygın olarak alüminyum kullanılmaktadır.

Toksit ve bulaşıcı olmayan alüminyumun neredeyse alternatifsiz olduğu diğer bir kullanım alanı da gıda ve ilaç ambalaj uygulamalarıdır. 0,007 mm kalınlığında dahi alüminyum folyo tam olarak ışık, aroma ve gaz geçirgensizliğe sahiptir. Masif olarak yanmaz özellikte olan alüminyum mikro parçalar haline getirildiğinde büyük ısı açığa çıkararak yanar. Bu özelliği nedeniyle roketlerde yakıt olarak kullanılabilmektedir.

Diğer metallere göre neredeyse %100 geri dönüşümlü olan alüminyumun geleceğin metali olmasını sağlayacak en önemli ana unsurlardan birisi de ekolojik özelliğidir. Dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde, kamuoylarının 1980′lerde doruğa ulaşan çevre korumacılığı baskısıyla ve 1973 ile 1979 yıllarındaki petrol krizleriyle hızlanan sınırlı kaynakların en ekonomik, çevreyi en az kirletecek ve daha az enerji tüketecek şekilde kullanımı gibi kriterler, alüminyumu alternatif malzemelere göre avantajlı hale getirmektedir. Çünkü sahip olduğu birçok özellikler nedeniyle sanayide bu gelişmelere uygun bir ortam sağlamaktadır.

Her ne kadar birincil üretimde çok miktarda enerji harcanıyorsa da, son yıllarda yapılan araştırmalar, enerji dengesi açısından, kullanım ömrü dolan alüminyumun birincil üretimin sadece %5′i kadar enerji kullanılarak yeniden kullanıma sunulması, uzun vadede alüminyumun ikame malzemelerden tasarruf yanında çevre atıklarının azalması yönüyle de daha ekonomik ve çevre dostu olduğunu göstermektedir. Alüminyumun dünya kabuğunda neredeyse sınırsız miktarda bulunduğu gerçeği de bu metalin sahip olduğu diğer bir üstünlüktür.

Üretim maliyetleri de dikkate alınarak yakıt tasarrufunun daha çok önem kazanacağı, bu da daha hafif otomobillerin imalatını gündeme getirecek, bu açıdan mükemmel dayanım/ağırlık oranına sahip alüminyum rakipsiz bir malzeme durumundadır. Alüminyum çeliğin %69′una yakın bir ağırlık ile aynı güç faktörünü sağlamaktadır.

Alüminyumun bu özellikleri, kullanım alanlarının gelişmesinde ve tüketiminin artmasında büyük önem taşır. Bu nedenle ABD her yıl yayınladığı stratejik metaller içinde alüminyum her zaman ilk sıralarda yer almaktadır


 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alüminyum

Kompozit

Panel

   Nedir.?

 

İki alüminyum levha arasına yerleştirilmiş polietilen tabakadan oluşan alüminyum kompozit paneller,

günümüzde bina cephe giydirme sistemlerinden, reklam, tanıtım ve dekoratif amaçlı

uygulamalara dek geniş bir yelpazede kullanım alanı bulmakta ve gün geçtikçe giderek artan bir eğilimle

yaygınlaşmaya devam etmiştir.

Alüminyum Kompozit Paneller ileri teknoloji ile üretilmiş olup,

modern mimaride rahatlıkla kullanılan ve sıklıkla tercih edilen bir yapı elemanıdır.

Her türlü bina ve konstrüksiyonda yeni bir görünüm ve modern çizgiler üretilmesine yardımcı olur.

Binaların iç ve dış yüzeylerinde kullanılabilirliği alüminyum kompozit panelleri tercih edilen bir yapı malzemesi

haline getirmiştir.

Çalışma ısısı -50 Oc / +80 Oc / 100 derecelik ısı farkında genleşme 2,3 mm/m'dir

Alüminyum Kompozit Panel, her iki yüzeyi çeşitli kalınlıklarda (0,50 mm, 0,30 mm, 0,21 mm) alüminyum arası non-toxic

(çevre dostu) polietilenden oluşan, dış yüzeyi değişik renkler ile kaplanabilen, taşıma, depolama ve uygulama aşamasında

renkli yüzeyin zarar görmemesi için plastik film kaplı olan ve modern mimari yapılarda sıkça tercih edilen bir kaplama

malzemesidir.

Binaların kaplanmasında taş veya beton gibi malzemeler yerine

Alüminyum Kompozit Panelleri’nin kullanılması binalara sıcak ve modern görünümler kazandırıyor.

Bu sayede yepyeni ve temiz bir cepheye sahip olan binalar hem prestij kazanıyor,

hem de bu binaların değerleri artıyor.

Eski binalar da Alüminyum Kompozit Paneler ile kaplanarak yeni ve modern bir görünüme sahip oluyor.
 

Alüminyum Kompozit Paneller ileri teknoloji ile üretilmiş olup,

modern mimaride rahatlıkla kullanılan ve sıklıkla tercih edilen bir yapı elemanıdır.

Her türlü bina ve konstrüksiyonda yeni bir görünüm ve modern çizgiler üretilmesine yardımcı olur.

Binaların iç ve dış yüzeylerinde kullanılabilirliği alüminyum kompozit panelleri tercih edilen bir yapı malzemesi haline

getirmiştir.
Çalışma ısısı -50 Oc / +80 Oc / 100 derecelik ısı farkında genleşme 2,3 mm/m’dir

 

Alüminyum Kompozit Panel,

her iki yüzeyi çeşitli kalınlıklarda (0,50 mm, 0,30 mm, 0,21 mm) alüminyum arası non-toxic (çevre dostu)

polietilenden oluşan, dış yüzeyi değişik renkler ile kaplanabilen,

taşıma, depolama ve uygulama aşamasında renkli yüzeyin zarar görmemesi için

plastik film kaplı olan ve modern mimari yapılarda sıkça tercih edilen bir kaplama malzemesidir.
 

Alüminyum Kompozit Paneller
 

* Son derece dayanıklı ve uzun ömürlü,
 

* Diğer cephe kaplama malzemelerine oranla daha hafif,
 

* Düzgün yüzeyli, darbelere ve kırılmaya karşı dayanıklı,
 

* İşlenmesi kolay,
 

* Bakım ve temizliği kolay,
 

* Geniş renk seçeneğine sahip,
 

* Titreşim emme özelliğine sahip ve korozyona karşı dayanıklı.
Alüminyum Kompozit Panelleri’nin uygulamalarında renk kartelasında yer alan

temel renkler standart olarak mevcut.

Bunların yanı sıra belli bir miktarın üzerinde tüm RAL renklerinde,

özel renk ve ölçülerde imal edilmesi mümkün. Granit ve ahşap deseni gibi özel seçenekler de bulunuyor.