43 : ) RENKLERİN DİLİ VARMIDIR ..? / 12-08-2012

  

RENKLERİN  

DİLİ

VE

ANLAMLARI

 

RENKLERİN SEMBOLİK ANLAMLARI VE ETKİLERİ

Renk, ışığın değişik dalgaboylarının gözün retina tabakasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen emilip kısmen de yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar farklı renkler ve farklı tonlar olarak algılanır. Günümüzde renkler, fiziğin ve optiğin olduğu kadar, inşaat, iç mimari ve dekorasyon dallarının, psikolojinin ve antropolojinin, satış, reklam ve pazarlamanın araştırma alanları arasında da yer almaktadır...

Renklerin hikayesi, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar, önce mağaraları ve duvarları, sonra yüzlerini ve vücutlarını, sonra da yaşadıkları iç mekanları ve kullandıkları objeleri boyamaya, renklendirmeye başlamışlardır... Renkler, tarihsel gelişimi içinde; dini ritüellerde, doğum, ölüm, kutlama, kutsama ya da veda ve yas törenlerinde, bazen korunmak için, bazen korkutmak için, bazense gizlenmek için, güzelleşmek, etkilemek için, kimlikleri tanımlamak için, zaman zaman da şifa için kullanılmıştır...

İnsanın, renklere verdiği duygusal tepkilerin belirgin bir kısmı doğuştan gelir ve bilinçdışı süreçlerde gelişirken; bir kısmı da yaşanan deneyimler ve öğrenmeler sonucu şekillenir. (Eiseman, 2000).

Renkler; belli bir algı ve duygu yaratmak için, bir anlam ve bir çağrışımı sembolize etmek için, dikkat çekmek, akılda kalmak, etkilemek ve yön vermek için, farklılaşmak, farkedilmek ya da farkedilmemek için, tutum ve davranışları yönlendirmek için, rahatlamak, rahatlatmak ya da heyecanlandırmak için kullanılabilir...

Öğrenme, öğretme, sunum ve çalışma materyalinde renklerin, şekillerin ve sembollerin kullanılması, beynin sağ ve sol loblarını bir arada ve dengeli şekilde aktif kıldığı için, belirgin derecede daha etkin ve kalıcı bir öğrenme sağlar; konsantrasyonu ve öğrenme sonrası hatırlamayı kolaylaştırır. (Buzan, 2000).

Tüketicinin dikkatini çekmek, aklında kalmak ve belirli ürün ve markalara karşı istenilen tutum ve davranışları yaratmak; pazarlama ve reklam stratejilerinin temel hedefleridir. Ambalajda, tanıtım satandında ve reklamlarda kullanılan renkler, bu hedefler doğrultusunda en önemli ve en etkili araçlardandır. (Eiseman, 1998).

Renkler, algılamada örgütlemeye, kodlamaya, yardımcı olan sembollerdir. Deodorant, sabun ya da parfüm ambalajlarında çoğunlukla, pembe; çiçek kokuları için, yeşil; ağaç, yaprak ve bitki kokuları için, mavi; deniz, okyanus ve yosun kokuları için, kahverengi; baharatlı, beyaz ve krem rengi ise, vanilya kokularına işaret eder. Algıda örgütlemeye bir diğer örnek ise, İtalyan bayrağının renkleri olan kırmızı, beyaz ve yeşilin, İtalyan yiyecek maddelerinin ambalajlarında kullanılması ve bu yolla İtalyan kimliğinin yansıtılmasıdır. (Schmitt & Simonson, 2000).

Renklere yüklenen anlamlar ve renk tercihleri kültürlere ülkelere göre farklılıklar sergileyebilmektedir (Madden, Hewett & Roth, 2000); ve pazarlama stratejileri ve uygulamaları planlanırken bu gerçeği göz önünde bulundurmak anlamlıdır. Örneğin, Amerika’da içecekler çoğunlukla kırmızı ile ilişkilendirilmişken, Kore ve Japonya’da daha çok sarı ile ilişkilendilirildiği saptanmıştır. (Evans, Moutinho & Raaiji, 1996).

Coğrafyalara ve kültürlere göre farklılık göstermekle birlikte, yapılan çalışmalar renklerin bazı genel geçer etkilerini de tanımlamaktadır. Örneğin kırmızı gibi sıcak renkler, heyecanı ve duyguların yoğunluğunu arttıran uyarıcı bir etki yaratırken, mavi gibi soğuk renkler sakinleştirici, dinlendirici ve rahatlatıcı etkiler yaratmaktadır. (Birren, 1978; Schaie & Heiss, 1964; Guilford & Smith, 1959; ve Jacobs & Seuss, 1975).

Bazen, farklı renkler farklı dönemlerde moda olabilir. Moda renklerden en çok etkilenen sektörler arasında, tekstil, otomotiv ve mobilya endüstrileridir. Otomotil üreticilerinin renk seçenek yelpazelerindeki renklerin her yıl yaklaşık % 30’unun değiştiği ve bu değişimin de 3-4 yıllık bir pazar ön araştırması zemininde yapıldığı bilinmektedir. (Odabaşı & Barış, 2002). İngiltere’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, modadan bağımsız olarak, arabalarında bej, lila, açık sarı gibi pastel, uçuk ve açık renkleri tercih eden sürücülerin, mavi, kırmızı ve gümüşi renkleri tercih eden sürücülere göre daha depresif ve daha stresli bir profil sergilediğini ortaya koymuştur. (Bellos, 1997). En populer araba renginin kırmızı olduğu bilinir; tutku, heyecan ve hızın sembolü olarak dikkat çekicidir; hatta bu nedenle bazı marka otomobillerin kırmızısı diğer renklere göre daha pahalıdır.

KIRMIZI

Kırmızı, gözün retina tabakasının hemen arkasında oluşur; bu nedenle rengi algılarken, sanki üstünüze doğru geldiğini hissedersiniz. Uyarıcı bir renktir, dikkat çeker, iştah açıcıdır, tansiyonu yükseltir, heyecanlandırır, metabolizmayı hızlandırır; satış rengi olarak da bilinir. Bu nedenle de cafelerde, restoranlarda ve özellikle de gıda ambalajlarında sıkça kullanılır. Yatak odası için uygun bir renk değildir, uyarıcı özelliği nedeniyle uykuya geçmeyi ve uykunun derinleşmesini zorlaştırabilir... Giyimde tercih edilen kırmızı, atletik, güçlü, tutkulu, heyecanlı, sıcak, şehvetli, hareketli ve dışadönük bir yapıyı temsil eder genellikle...

Heyecanın fazla olduğu yerlerde (kumarhaneler, gece kulüpleri gibi) ve hareketin, giriş çıkışın sık ve hızlı olduğu yerlerde (fast-food restoranlar, büfeler ve cafeler gibi) heyecan verici ve iştah açıcı bir renk olan kırmızı yaygın ve etkili olduğu gözlemlenir. (Grossman & Wisenblit, 1999).

Yapılan deneysel bir çalışmada, kırmızının dikkat, konsantrasyon ve zihinsel performans gerektiren testlerde, kansantrasyonu dağıttığı ve motivasyonu düşürdüğü ve bu şekilde de başarı ve performansı olumsuz yönde etkilediği bulunmuştur. (Elliot ve ark., 2007).

MAVİ

Mavi, gözün retina tabakasının hemen önünde oluşur, bu nedenle baktığınızda sizden uzaklaşıyormuş, derinleşiyormuş gibi hissedersiniz. Dinlendirir, huzurlu hissettirir. Kan akışını yavaşlatır, kan basıncını düşürür, sakinleştirir. Bu unsur düşünülerek, Boğaz Köprüsü’nün ayaklarının maviye boyanmasının insanları sakinleştirebileceği ve intihar oranlarını azaltabileceği fikri üzerinde çalışılmaktdır... Mavi; ciddi, saygıdeğer, otoriter, entellektüel ve güvenilir bir etki yaratır, kurumsallık, istikrar ve güven değerlerini çağrıştırdığı için bankalar tarafından tercih edilen bir renktir. Aynı zamanda liderliği sembolize eder. Mesela, at yarışlarında birinci gelen ata mavi şerit bağlanır. Mavi, yeme güdüsünü azaltan bir renktir, bu nedenle diyet ürünlerin ambalajlarında mavi sıkça kullanılırken, cafe ve restoranlarda kullanılması uygun değildir...

YEŞİL

Doğanın, doğallığın, sağlığın ve dengenin sembolüdür. Sakinleştirir, güven verir... Bu nedenle, çocuk odaları, hastaneler, yatak odaları, oturma odaları için uygundur. Banka logoları için de sıkça kullanılır. Yaratıcı düşünmeyi kolaylaştırdığı ve hızlandırdığı araştırmalarca desteklenmiştir. (Bentley, 1999).

SARI

Sarı, güneşin ve sıcaklığın olduğu kadar altının, zenginliğin ve lüksün de sembolüdür. Dikkat ve uyarının rengidir; örneğin, trafik ışıklarındaki sarı, dikkatli ol ve hazırlan demektir, futbolda sarı kart, ikazdır... Sarı aynı zamanda geçicilik ifade eder, bu nedenle de birçok ülkede taksilerin rengi sarıdır, ancak aynı nedenle bankalar tarafından asla tercih edilmeyen bir renktir.

KAHVERENGİ

Toprağın rengidir. Dikkat çekmez, doğa ile çevre ile bütünleşmeyi, ama bir o kadar da silikliği, kaybolmuşluğu, kendine güvensizliği, içedönüklüğü temsil eder. Finans ve borsa sektörlerinde çalışanların kahverengi giymemesi bir gelenektir. Mekanlarda kullanıldığı zaman, hareketleri hızlandırır. Fast food mekanları kahverengiyi sıkça kullanır. Kansas Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından yapılan bir deneyde, bir sergi salonunun duvarları beyaz yapıldığında ziyaretçilerin yavaş dolaştığı; kahverengi yapıldığında ise hızlı hareketler ve seri adımlarla sergiyi dolaştığı gözlemlenmiştir.

MOR

Renk olarak mor seçimi, zeka, bilinç ve içgörü düzeyi ile paralellik taşır. Asalet, güç ve imparatorluk kavramlarını çağrıştırır. Mistik bir yücelik ve metafizik gücü simgeler. Konsantrasyonu arttırır, meditatif bir etkisi vardır; konuşma, açılma isteği ve rahatlama yaratır...

TURUNCU

Güneşi çağrıştırır. Enerji, canlılık, sağlık ve memnuniyet hissettirir. Sıcak, doğal, samimi, neşeli yapılar turuncuyu tercih eder. Aynı zamanda, iştah açıcı bir renktir, mutfaklar ve yemek odaları için uygun renklerdendir.

SİYAH

Siyah, ışığı ve tüm renkleri emen bir renktir. Gücü, tutkuyu, asaleti, yanlızlığı, gizemi, ağırbaşlılığı ve dengeyi simgeler. Makam araçlarınının, otorite ve protokolün rengidir. Çoğu kültürde siyah, tarih boyunca ölümün, yasın ve matemin rengi olmuştur. Siyah bazen de kaçışın, kaybolmuşluğun ya da isyanın rengi olarak karşımıza çıkar... Siyaha yakın bir renk olan gri ise çoğunlukla kasveti, içe kapanıklığı, karamsarlığı, depresyonu hatta ölümü çağrıştırır...

Siyah, Batı toplumlarında ölümü ve şeytan kavramını çağrıştırır, dolayısıyla da saldırganlığın da sembolüdür. Futbol ve buz hokeyi takımlarının formaları siyah olduğunda daha agresif bir oyun sergiledikleri, daha fazla ceza kartı gördükleri ve daha fazla ceza atışı yapmak zorunda kaldıkları saptanmıştır. (Frank & Gilovich, 1988).

BEYAZ

Beyaz, ışığı yansıtır; bu nedenle de kullanıldığı ortamlarda ya da yazlık kıyafetlerde serinlik ve canlılık hissettirir. Beyaz, saflığı ve masumiyeti simgeler; birçok kültürde gelinlerin beyaz giymesi bundandır. Ayrıca temizliği ve hijyeni simgeler. Doktorlar ve hemşirelerin, hastaneler ve laboratuvarların beyazı tercih etmesi sterillik özelliğini çağrıştırır... 

 

 

Renklerin Psikolojik Etkileri

 

Renklerin Psikolojik Etkileri, insanda meydana getirdikleri hislerle ilgilidir. Her renk insanda farklı duygular uyandırır. Kimi renkler insanı sakinleştirirken kimileri heyecanlandırır, bazı renkler kendine güveni arttırırken bazıları da içe kapanıklığı arttırabilmektedir. Birbirine yakın renklerin etkileri de birbirine benzemektedir.

Örneğin, sıcak renkler insanda sıcaklık hissi uyandırırken, soğuk renkler de bir serinlik ve soğukluk hissi uyandırır.

Renklerin insan üzerindeki etkileri, ruh ve sinir hastalıkları başta olmak üzere, çeşitli hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, pazarlama, ekonomi ve siyaset gibi konularda da renklerin insan üzerindeki etkilerinden yararlanılmaktadır.

Renklerin Etkileri:

DEĞİŞİK ANLAMLARINI

ÖĞRENMEK

İÇİN

RENKLERİN ÜZERİNE  GELİP 

TKLAYIN

 

 

YEŞİL
Eski çağlardan beri bir çok sosyal grubun, baharı, doğadaki hareketleri ve bereketi simgelemek için kullandıkları simge renktir.

 

 

 

Yeşilin insanlar üzerindeki etkisi tartışılmazdır. Doğanın verdiği güven, huzur ve yaratıcılığı insanlara yansıtır. Ev dekorasyonu sırasında kumaşlı eşyalarda, duvarlarda veya herhangi bir şekilde kullanılan yeşil renk ve tonları, sizin doğaya ve canlı çiçeklere olan ihtiyacınızı tatmin edebilir. Yeşilin yarattığı sükunet duygusu ise okullarda ve kütüphanelerin duvarlarında bu rengin seçilmesinde büyük rol oynar.
 

Ayrıca yeşil, umudun, barışın ve özgürlüğün rengidir, bu yüzden de bir çok ulusun bayrağında yer alır. Açık yeşilin ferahlatıcı ve steril duygusu yaratan bir etkisi vardır, bu yüzden hastanelerin duvarlarında veya temizlik ürünlerinin ambalajlarında sıkça kullanılır.

Yeşil, sarı ile karıştırıldığında, dostça ve davetkar bir hava yaratırken, mavi ile karıştırıldığında ise ferahlık ve serinlik duygusunu perçinler.

 

SARI
Sarı güneş ışığının ve altının rengidir; varlığı, yaşamı, zekayı, arzuları ve ruhsal gelişimi simgeler...


Büyük yaratıcıların, idealistlerin ve bilim adamlarının genellikle favori rengi sarıdır. Sarının insan psikolojisi üzerindeki pozitif etkileri bilinmektedir; sarı güneşin rengidir ve onu simgeler, güneşin parlaklığı ve kişinin yaşamının parlaklığı arasında güçlü bir bağ kurar. Sarı, kişilerin öz güvenlerini doğru orantıda etkilediği gibi, yazı ve sıcağı anımsatan, insanlara mutluluk veren bir renktir.


Parlaklığıyla dikkat çekici olduğu kadar, sarı, geçiciliğin de simge rengidir. Bu yüzden dünyadaki taksilerin ortak rengi sarıdır.
Pozitif etkileri çoğunlukta olmasına rağmen, koyu sarı kıskançlığın ve ihanetin rengi olarak da bilinir.

 

MOR
İmparatorların ve olağanüstü güçleri olduğuna inanılan din adamlarının rengi olan mor, yüceliği, gücü ve lüksü temsil eder.

 

 

Mor, renk spektrumunun 7. ve son rengidir, bu yüzden özel bir renktir ve genellikle farklı ve bireysel bir stili yansıtır. Kendine güvenin ve egonun rengi olan mor, tarih boyunca ihtişam ve lüksün son basamağı olarak kullanılmıştır. Birçok kraliyet ailesinin rengi mordur ve morun kullanımı mistik bir yücelik getirir ve metafizik gücü simgeleştirir. Astrolojinin ve alternatif bilimlerin temsili rengidir. Konsantrasyonu arttırır ve böylece meditasyon için de uygun bir ortam sağlar.


Eflatun seçilmiş ve mükemmelliyetçi bir renktir, seçilmişler içindir. Zeka düzeyinizi arttırır.

Tarih, yüksek sınıfların, saray mensuplarının daima morla bezendiklerini kaydeder. Nevrotik duyguları açığa çıkardığından, bilinçaltında insanları korkuttuğu saptanmıştır.

 

KIRMIZI
Cesur, Enerjik, Tutkulu Kırmızı

 

 

 

 

 

 

Aşkın, öfkenin, gücün, tutkunun ve tehlikenin simge rengidir. Kırmızı çok sevilen, çok dikkat çeken ve çok sık kullanılan bir renktir. İnsan psikolojisi üzerinde canlandırıcı, heyecan verici ve kışkırtıcı bir etkisi vardır. Bazı çalışmalar, kırmızı rengin yoğun olduğu ortamlarda insan vücudundaki enerjinin %10’unun harekete geçtiğini savunur.

Kırmızı, mutluluğu temsil eder ve iştah açar. Bu yüzden gıda firmalarının oldukça sık kullandıkları bir renktir. Kan basıncını yani tansiyonu etkiler, bu nedenle özellikle hedef kitlesini gençlerin oluşturduğu firmalar logolarında kırmızı kullanmayı tercih ederler. Benzer şekilde spor arabalar da çoğunlukla hep kırmızı renktedir.

Titreşimi yüksek olduğu için dikkat çekici bir renktir. Bu nedenle uyarı ve tehlike işaretlerinde sıklıkla karşımıza çıkar.


Yaymış olduğu enerji ve dinamizm melankoli ve üzüntüyü yok etmeye yardımcıdır. Çalışma şevkini arttırır, tembelliğin karşıtıdır.

Kırmızı iç dünyaya olan ilginin dağılmasına ve bu ilginin dışarı doğru yönlenmesine yardımcı olur, fakat çok yoğun kullanılması sinirlerin fazla gerilmesine neden olabilir. Bu nedenle yoğun kullanıldığı alanlarda kırmızının enerjisini dengelemek için mutlaka tamamlayıcı rengi ile birlikte kullanılmalıdır.

 

MAVİ
Mavi, gökyüzü ve denizin simge rengidir ve onlar gibi insan psikolojisi üzerinde rahatlatıcı bir etkiye sahiptir.

Mavinin değişik tonları farklı etkiler yaratır; koyu maviler örneğin çivit ve gece mavisi yatıştırıcı, açık mavi huzur vericidir, duygusallığı ve duyarlılığı ortaya çıkarabilir, deniz mavisi ise düzen ve disiplini temsil eder.

Mavi genel olarak kırmızı ile tamamiyle zıt özellikler gösterir. Kırmızı nasıl kalp atışlarımızı hızlandırıp tansiyonumuzu yükseltiyorsa mavi ise tam tersi bir etki gösterir. Hatta mavi renkli ortamlarda bitkilerin bile daha yavaş büyüdüğü gözlemlenmiştir.

Benzer şekilde kırmızı iştahımızı açarken mavi iştah kapatmaktadır. Bu nedenle diyet ambalaj ürünlerinde de mavi renk tercih edilmektedir.

Mavi inceliğin ve nezaketin rengidir. Yaratıcılığı, hayalciliği, ciddiyeti, güvenilirliği ve idealizmi beraberinde getirir. Bulunduğunuz ortamın mavi renkte olması size soğukkanlılık, olgunluk ve pozitif atmosfer getirir.

Koyu mavi ve lacivert ise sonsuzluğu, otoriteyi simgeler. Bu yüzden, iş adamlarının ve firmaların sık olarak tercih ettiği bir renktir.

 

TURUNCU
Turuncu, güneşin renklerinden biridir ve enerjiyle doludur.

Turuncu, kırmızının enerjisi ve sarının mutluluğunu biraraya getirir.


Turuncu yeniden doğuşun ve yeni başlangıçların simge rengidir. Maddi olmayan ancak manevi zenginliği temsil eder. İçinde barındırdığı enerjiyi insanlara yansıtır ve paranoya ve depresyon gibi psikolojik bozuklukların tedavisinde kullanılabilir.

Sosyalliği artıran bir renktir, özellikle üniversite, okul gibi kurumların kantinlerinde kullanılabilir. Kırmızı gibi iştahı artırıcı etkisi de vardır.

Duvarınızdaki turuncu renk size güneşi hissettirir, sıcak bir ortam yaratır ve içinizi enerjiyle dolduran bir terapi halini alır.

Enerji ile ilgili bir çok materyal ve eylem de turuncu renkle belirtilir.